

Konya'dan küresel barış çağrısı
- Aktif İşadamları ve Sanayiciler Derneği’nin (AKTİSAD) misafiri olan heyet, dünya barışının tesisi için Hz. Mevlana’nın düşüncelerini aksiyona dönüştüren gönüllüler hareketine destek verilmesi çağrısında bulundu. 22 kişilik delegasyon heyetinde 11 kişinin Müslüman 11 kişinin ise Katolik olması dikkat çekti. AKTİSAD üyesi işadamlarının da katlılığı toplantıda Avustralya Ulusal Katolik Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Stewart Sharlow, Sydney İslam Koleji Müdürü Osman Kariola ve Avustralya Katolik Kilisesi Psipokosu Christopher Charles Prowse birer konuşma yaptı.
DR. STEWART SHARLOW
Avustralya Ulusal Katolik Üniversitesi Öğretim Üyesi
‘Fethullah Gülen İslami Araştırmalar ve Katolik-Müslüman İlişkileri Geliştirmeler Kürsüsü kurucusu ve Kültürlerarası Diyalog Dergisi ve Uluslararası İbrahimi Dinler Konferansı Genel Sekreteri:
"Bismillahirrahmanirrahim. Esselamü Aleyküm.
Birkaç gün önce sizlerin yakından tanıdığı, Avustralya delegasyonunun hepsinin tanıdığı sevdiği çok değer verdiği Avustralya Kültürlerarası Diyalog Merkezi Onursal Başkanı Mehmet Ali Şengül hocamızla beraberdik. Mehmet Ali Şengül hocamız sizin olduğu kadar benim için de çok önemli. Kalbimdeki sevginin ve imanın, Hocaefendi’ye olan sevgimin armasında ve onları tanımamda Mehmet Ali Şengül hocamın ciddi emeği var. Mehmet Ali Şengül hocam gibi bir insanı, Hocaefendi gibi bir insanı tanıdıktan sonra dünyanın neresinde hayatımı geçiriyor olsam bile onların ruhaniyetini yanımda hissediyorum.
Hocaefendi’yi tanıyabildiğim, meselelerinden görebildiğim kadarıyla o her zaman bütün bir insanlığa dua etmekte. Sizinle kalbimden geçenleri paylaşmak isterim. Birkaç yıl önceydi, Hocaefendi’nin kaldığı yere gittim. Orada beni iki gün misafir ettiler. Aynı masada onunla yemek yeme şerefine mashar oldum. Bir süredir farkındayım ve son dönemlerde de ispatlandı ki 21. yüzyılın en etkin, en elit, en çok tanınan insanıdır Hocaefendi. Geçen yıl dünya çapında yapılan bir oylamada Hocaefendi dünyayı etkileyen hayatta olan dünyanın en önemli 100 entelektüeli arasında dünya birincisi seçildi. Gülen hareketini ben sadece bir İslami hizmet olarak değil bir Gülen ailesi olarak görüyorum ve bu Gülen ailesi sadece Müslümanlar için değil bütün bir insanlık için çalışıyor. Böyle olunda Hocaefendi Türkiye’nin bir evladı değil, bütün bir insanlığın evladıdır. Bugün dünya barışı için emek sarf eden çok önemli insanların başında gelmektedir. Hocaefendi’nin dünya barışına sağladığı önemli katkılardan sadece bir tanesini pratik anlamda ortaya çıkan o güzel ürünü, meyvesini sizinle paylaşmak istiyorum.
Birkaç yıl önce Avustralya Ulusal Katolik Üniversitesi Asya Pasifik Dinlerarası İlişkiler Merkezi kurmaya karar verdi. Barış, diyalog, dinler arası karşılıklı anlayış içinde çalışma fikirleri için bize ilham, Hocaefendi ve onun Avustralya’daki temsilcisi olan arkadaşların emek, gayret ve iknalarıyla verildi.
Hocaefendi’nin 10 yıl önce Vatikan’da Papa ile yaptığı görüşmeyi biliyoruz. Hocaefendi o dönemde dünya barışının tesisi adına Müslüman, Hristiyan ve Yahudi bilim adamlarının içinde yer alacağı İbrahimi din mensuplarının öğrenim göreceği Harran’da bir üniversite kurulmasını teklif etmişti.
Bizler yeni fikirler için parlak zihinlere sahip değiliz. Hocaefendi’nin bu teklifi bizde Asya Pasifik Dinlerarası İlişkiler Merkezi kurma düşüncesinin oluşmasına neden oldu. Hocaefendi dünya barışının sağlanması için Papa’ya böyle bir teklif sunuyorsa yerel şartlarda biz ne yaparsak bu barışı sağlarız, Hocaefendi’nin bu vizyonunu gerçekleştiririz diyerek yola çıktık. Bu düşünce belli bir kıvama gelince bizzat gittik Hocaefendi’ye durumu arz ettik, böyle bir kürsü kurmak istiyoruz, profesör düzeyde bir bilim adamının vazife göreceği ve İslam’ı Avustralya’da anlatacak, diğer taraftan Katolikler ve Müslümanlar arasında iyi ilişkiler diyalogların gelişmesine akademik katkı sağlayacak dedik. Ve Allah nasip etti, hem hocamızın duası hem de sizin gibi dünyanın pek çok yerinde sizin gibi bu harekete gönül verenlerin destekleriyle Avustralya Ulusal Katolik Üniversitesi’nde Fethullah Gülen İslami Bilimler Müslüman Katolik İlişkiler bölümü kürsüsü kuruldu. Buranın başına da Prof. Dr. İsmail Albayrak getirildi.
Dünyanın güney yarım küresindeki Avustralya’da bu kürsü, insanların birbirini daha iyi anlaması, daha iyi diyaloga geçmesi ve İslam’ın tanınabilmesine ciddi katkılar sağlayacak.
Avustralya’nın Melbourne şehri çok kültürlü ve farklı toplumların bir araya geldiği, 248 farklı milletin bir arada yaşadığı bir yerdir. Burada bu insanlar 289 farklı dil konuşmaktadırlar. 128 farklı inanışı temsil eden insan bu şehirde yaşamaktadır. Bu şehirde Hocaefendi, barışın elçisi olarak bilinmektedir. Avustralya’da ilk kez bir şey gerçekleşiyor. 22 kişilik yarısı Müslüman yarısı Katolik bir grup insan bir hafta Türkiye’de bir haftada Roma Vatikan’da iyiliği arama adına seyahat düzenlediler. Bu Avustralya tarihinde ilk kez oluyor. Böylesine bir amaçla kurulmuş bir delegasyon, hem Türkiye’de hem de Roma’da önemli temaslarda bulunarak dünyada ilk kez diyalog adına böyle bir açılım gerçekleştirmiş oldu. Hocaefendi’nin ifadesiyle bu barış sürecinde ‘tekeri kimse geriye çeviremeyecek.’ Açabildiğiniz kadar açın sinelerinizi bütün insanlığa, orada herkese yer olsun, bunu hareket dilinizle ve tavırlarınızla gerçekleştirin.
Biz delegasyon olarak sinelerimizi herkese açarak geldik. Sizlerde bizleri böyle ağırladınız. Hocaefendi’nin dünya barış elçiliğine bizler de elimizden geldiğince katkıda bulunmak için çalışıyoruz."
BİSHOP CHRİSTOPHER CHARLES PROWSE
Avustralya Katolik Kilisesi Psipokosu:
"Hepimiz dünya barışını özleyen ve onu arayan insanlarız. Çok ilginç bir grupla Avustralya’dan Türkiye’ye geldik. Delegasyonumuzun 11 kişisi Müslüman 11 kişisi Katolik ve Hıristiyanlardan oluşuyor. Avustralya tarihinde ilk defa çok önemli bir proje yürütüyoruz.
Bizler Müslüman ve Hıristiyanlar olarak yüzyıllarca savaştık. Çok acı tecrübeler yaşadık. Fakat yeni bir dünya kurmak bu yeni dünyada var olmak istiyoruz. Bu yüzden savaşı içimizden lügatımızdan kendimizden ayıracağız. Yeni bir dünyada barışı tesis edebilmek için yeni işler, ciddi hamleler gerçekleştirmek gerekiyor. Bunun için yola çıktık bunun için varız.
Benim ömrüm kısa 80 yaşına kadar yaşar mıyım bilmiyorum. Bu ömrü sağda solda tüketmek istemiyorum. Dünya barışını tesis etmek için yapılması gereken hamleler geç kalmamalı. Harekete geçmek, gerekli çalışmaları başlatmak lazım. Bunu başarmak için birbirimize saygıyla başlamalıyız. Birbirimizi sevmemiz lazım. Birbirimizi konumumuz itibariyle, kendi dini değerlerimiz itibariyle saygıyla karşılamak lazım ancak bu şekilde idealimizdeki barış gerçekleşebilir. Bu ise sözün bittiği yerde birbirimizle iletişim kurarak, tebrik ederek ve düşünceleri paylaşarak bunu gerçekleştirmek zorundayız.
Biz yeni bir din kurma iddiasında değiliz. Böyle bir amacımız yok. İstiyoruz ki Avustralya’daki Müslüman kardeşlerimizle çok sıkı ilişki içerisinde olalım. Onlar dini değerlerini o kadar güzel yaşasınlar ki o yaşadıkları din güzellikleri benim inancıma güç katsın. Birlikte hareket edelim ve gerçek barışı ve insan sevgisini gerçekleştirelim. Dinlerimiz farklı ancak hepimiz insanız. Aynı duyguları paylaşıyoruz.
Gülen hareketinin gönüllülerini gördükçe her geçen gün bu alanda yapılan çalışmaları hamleleri, müesseseleri gördükçe hayranlık duyuyorum. Dünya barışına katkıda bulunarak, insanların birbirini sevmesine anlamasına bu hareketin çok önemli katkılar sağladığını Türkiye’de gördüklerimden sonra çok daha iyi inanıyorum. Birlik ve beraberlikle çok daha ötesinin yapılabileceğine ve sizlerin bu gayretlerinizle çok daha ileriye gidileceğine inanıyorum. Şuan ne dedelerimizin ne de babalarımızın zamanıdır. Şu an bizim zamanımız ve bizim zamanımızda bize düşen rolü oynamak zorundayız. Dünya barışının tesisi adına ne yapabiliyorsak şu anda bunu yapmalıyız ve gerçekleştirmeliyiz. Sizi Gülen hareketinin gönüllüleri olarak tebrik ediyorum. Dünya barışına katkılar sağlayan çok önemli hizmetler, hamleler yapıyorsunuz. Hepinize çok teşekkür ediyorum."
OSMAN KARİOLA
Sydney İslam Koleji Müdürü:
"Türkiye’de misafire gösterilen ilgi, sıcaklık, ikram, Türk geleneklerindeki muhteşemliğin en güzel örneğini oluşturuyor. Buradaki kardeşlerimizin bize kucak açmasına, bize gösterilen sıcaklığa hayranlıklarımı ifade etmek istiyorum. Türk misafirperverliğini bir kere daha çok yakından tanımış oldum. Türkiye ziyaretimde hem tarihi mekanları hem de eğitim kurumlarını gezme fırsatımız, gözlem imkanımız oldu. Sizin ecdadınızın bu ülkeye bıraktığı muhteşem mirası, harika eser ve sanatları gözyaşlarımla hayranlıkla ziyaret ettim. Bir Müslüman olarak sizlerle gurur duyuyorum ve kendimi de sizin gibi bir Türk addediyorum. Çünkü ecdadınız Osmanlı bu topraklarda çok güzel işler yapmış. Ve şimdi sizler de onlar gibi çok önemli ve güzel işler yapıyorsunuz. Memnuniyetimi dile getirmek istiyorum.
Bana göre sizler çok önemli bir milletin, çok önemli bir medeniyetin çocuklarısınız. Bu topraklardaki tarihi eserler ve şu an sizin yapmaya çalıştığınız büyük hamleler ve hareketler bende bu düşünceyi ortaya çıkarıyor. O kadar enteresan ve önemli işlere el atmış ve sahiplenmişsiniz ki insan bunları gördüğünde yerinde duramıyor. Sizler ecdadınızla iftihar edebildiğiniz gibi bana göre altın neslin yetiştirilmesinde dünyanın birçok ülkesinde eğitim hamleleriyle yeni bir dünya, yeni bir eğitim hamlesiyle, karanlık ve cehaletlerin yenilmesinde, insanlığa yeni ufuklar açılmasında, iyi bir eğitimle iyi bir dünya vatandaşı olmaları konusunda böylesine ciddi çalışmalarınızı bu ziyaretimizde yerinde gezerek görmüş oldum. Çok enteresan bir toplumsunuz. Gelecek altın neslin anne ve babaları olarak büyük farklılıklarınız olduğunu gözlemliyorum.
Hz. Mevlana’nın türbesini ziyaret ettik. Birçok İslam büyüğü arasında Mevlana’yı farklı kılan bütün insanlığa yaptığı ‘gel’ çağrısıdır. Bu çağrı enteresandır. Bu çağrıdan daha enteresan olan Fethullah Gülen hareketinin dünyanın birçok ülkesinde Pasifik’ten Afrika’ya, Amerika’ya gidip eğitim hamlesi başlatmasıdır. Yüz binlerce gencin hiçbir beklentiye girmeden cehaleti yenmek, iyi bir eğitim vermek, insanlara iyi bir örnek olmak için ortaya koydukları insanüstü efor, o ülkelerde yapılan çalışmaları şimdi daha iyi anlıyorum. Hz. Mevlana’nın gel derken kastettiği çağrı, dünyanın birçok ülkesine giderek iyilik için güzel çalışmalar yapan insanlar tarafından hayata geçiriliyor. Bütün dünya Türkiye’nin bu hamlesini konuşmaya hazırlanıyor.
Gülen hareketinin bu güzel çalışmalarını gördükçe 10 yıldan beri hem ülkenizde hem dünyanın pek çok yerinde bir sosyal değişim söz konusu olduğunu gözlüyoruz. Eğitim hamleleri ve bu efor ve çalışmalarınızla ciddi bir değişimi ortaya koyuyorsunuz. Bu çalışmalarla kültürler arası diyalog insanların birbirlerini anlaması ve birbirlerine yardımcı olacak kapıların aralanmasına çok önemli hizmetler ve fırsatlar sağlayacak. Gezdiğimiz ve gördüğümüz yerlerde bunu daha iyi fark ediyoruz. Çünkü siz kavga ve polemik peşinde değilsiniz. Savaşın yanında değilsiniz. Kapılar açmak fırsatlar yakalamak için içinizdeki sevgiyi ve iyiliği paylaşmaya çalışıyorsunuz. Bunun faydalarını bereketini çocuklarınızda ve torunlarınızda göreceğinize inanıyorum. Bir kardeşiniz olarak bu başarıları alkışlıyor hayranlıklarımı ifade ediyorum. Lütfen bu çalışmalarınıza devam edin. Dünyayı değiştirmeye azmetmiş bu topluluğu takdir ediyorum."
- AUSTRALIAN DIALOGUE DELEGATION:
Volunteers’ activities make global peace invitement of Mevlana as an action
Australian Dialogue Delegation which has made several connections in the Vatican and Istanbul has arranged an evaluation meeting in Konya. Active Businessmen and Industrialists’ Association (AKTİSAD) hosted the group and they determined that it is necessary to support the volunteers who form ideas of Mevlana to actions. It was attracted attention that the committee which was containing 22 people was consisted of 11 muslims and 11 catholics. Also, the businessmen who are members of AKTİSAD joined to the meeting too. In the meeting, Australian National Catholic University Lecturer, Dr. Stewart SHARLOW, Sydney Islam College Manager, Osman KARIOLA, and Australian Catholic Church Bishop, Christopher Charles PROWSE made speeches.








